Fıkralarımız buraya

SsTeam

Yönetici
Arkadaşlar her fıkra için bir konu açmak olmuyor her bulduğumuz fıkrayı konuya eklemek te olmuyor bir bakan bir daha bakmayabiliyor fıkralarımızı paylaşacağımız bir platformumuz var haydi başlayalım bu arada bel altı fıkralar olmamasına özen gösterelim
 

SsTeam

Yönetici
Bir gün ormancının biri dalları nehrin üzerine sarkan ağacın dallarını keserken baltasını suya düşürür.

-Aman tanrım' diye bağırdığında TANRI belirir ve

-Ne diye bağırıyorsun?' der.

-Ormancı baltasını suya düşürdüğünü ve yaşamını sürdürebilmek için o baltaya ihtiyacı olduğunu söyler.

TANRI suya dalar ve elinde bir altın balta ile tekrar belirir. 'Baltan bu muydu?' diye sorar.

ormancı ‘hayır' diye cevaplar.

TANRI suya tekrar dalar ve bu sefer elinde gümüş bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar.

Baltan bu muydu? Ormancı yine 'hayır' diye cevaplar.

TANRI suya tekrar dalar ve bu sefer elinde demir bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar.

-baltan bu muydu?' ormancı 'evet' der.

Ormancının dürüstlüğü Tanrı’nın çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de kendisine verir.

Ormancı mutlu bir şekilde evine döner.

Bir zaman sonra ormancı eşiyle birlikte nehir boyunca yürürken karısı suya düser.

Ormancı 'aman tanrım' diye bağırır. TANRI yine belirir ve sorar.

-ne diye bağırıyorsun?' ormancı 'karım suya düştü der.

TANRI suya dalar ve Jennifer Lopez le birlikte geri döner.

-Senin karın bu mu?' diye sorar.

-ormancı 'evet' der.

TANRI sinirlenmiştir. 'yalan söylüyorsun. Gerçek bu değil' der.

Ormancı 'özür dilerim TANRIM, ortada bir yanlış anlaşılma söz konusu. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim bu sefer Catherine Zeta Jones ile geri dönecektin, ona da hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünü de bana verecektin. ben fakir bir adamım ve üç karımın sorumluluğunu taşıyabilecek durumda değilim.
Jennifer Lopez e evet dememin sebebi budur.
 

toranaga

Moderator
Fıkra değil ama, çok ilginç ve gerçek bir olay.... paylaşmak istedim...
Öğrenilmiş iç gücü

Kafese beş maymunu koyarlar.

Ortaya da bir merdiven ve tepesine de iple muzları asarlar.

Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde
dışarıdan üzerine soğuk su sıkarlar.

Her bir maymun aynı denemeye giriştiğinde çok soğuk suyla ıslatılır.
Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar.

Bir süre sonra muzlara hareketlenen maymunlar diğerleri tarafından
engellenmeye başlanır.

Suyu kapatıp maymunlardan biri dışarı alınıp yerine yeni bir maymun
koyulur.

İlk yaptığı iş muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur,
fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler.

Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla
değiştirilir ve merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer.

Bu ikinci yeni maymunu en şiddetli ve istekli döven ilk yeni maymundur.

Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir.
En yeni gelen maymun da ilk atağında cezalandırılır.

Diğer dört maymundan yeni gelen ikisinin en yeni gelen maymunu niye
dövdükleri konusunda hiç bir fikirleri yoktur.

Son olarak en baştaki ıslanan maymunların dördüncüsü ve beşincisi de
yenileriyle değiştirilir.

Tepelerinde bir salkım muz asılı olduğu halde artık hiçbiri
merdivene yaklaşmamaktadır.
Neden mi?

Çünkü burada işler böyle gelmiş ve böyle gitmelidir.
İşte bu nokta şirket politikalarının başladığı yerdir
 

toranaga

Moderator
30 senelik kaptan

Bir savaş gemisi karanlık ve sisli bir gecede yol alıyormuş. Derken kaptan köşkündeki komutan tam karşıda ve uzakta üzerlerine doğru gelen bir ışık fark etmiş.

Hemen karşı tarafa sinyal göndererek şu mesajı geçmiş: - "Derhal rotanızı 30 derece doğuya çeviriniz." Karşıdan anında cevap gelmiş:

- "Sen rotanı 30 derece batıya çevir!" Komutan şaşırmış, biraz da sinirlenmiş, mesajı tekrarlamış: - "Rotanı derhal 30 derece doğuya çevir, emrediyorum!"

Karşıdan cevap: - "Asıl sen rotanı 30 derece batıya çevireceksin!" Komutan öfkeden küplere binmiş, bir mesaj daha yollamış:

- "Ben 30 yıllık kaptanım, sana son kez emrediyorum, rotanı 30 derece doğuya çevir!" Cevap: -
"Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotanı 30 derece batıya çevir!"
Komutan, o kadar sinirlenmiş ki, hemen mürettebata bütün topları ateşe hazır hale getirmelerini emretmiş ve son kez bir mesaj göndermiş:

- "Burası bir savaş gemisi, derhal rotanı 30 derece batıya çevirmezsen ateşe başlayacağız" Karşıdan cevap gelmiş:

- "Burası da bir deniz feneri..

Sen rotanı bir an önce 30 derece doğuya çevirmezsen birazdan kayalara çarpacaksın"
 

toranaga

Moderator
O zaman niye yapıyosun?
Karga ile Ayı uçakla yolculuk yapıyorlarmış. Karga servis düğmesine basarak hostesi çağırmış.
Hostes gelmiş:
- "Buyrun efendim, nasıl yardım edebilirim" diye sorunca
karga: - "Hiiiç, ibnelik olsun diye bastım" demiş.
Hostes bozulmuş tabii ve gitmiş. Biraz sonra karga tekrar düğmeye basmış ve hostes gene gelmiş.
Karganın cevap aynı: - "Hiiiç ibnelik olsun diye bastım"
Bu olayı üçüncü kez yine yapar. Ama hostes bu sefer bir daha böyle yaparlarsa onları pilot'a şikayet edeceğini söyler.
Karga tekrar aynı şeyi yapınca da hostes gerçekten kargayı pilota şikayet eder. Pilot gelir ve:
- "Bir daha yaparsanız sizi uçaktan atacağım" der.
Biraz sonra bu kez zile ayı basar.
Hostes gelir: - "Buyrun, nasıl yardım edebilirim?"
Ayı: - "Hiiiç, ibnelik olsun diye bastım" deyince hostes pilotu çağırır ve pilot bunları aşağı atar.
Karga havada süzülür ama ayı bağırmaya başlar:
- "Kurtar benii, kurtar benii!" Karga sakin sakin:
- "Sen uçmayı bilmiyo musun?" - "Hayır?"
- "O zaman niye ibnelik yapıyosun!"
 

YvzNazli

Moderator
Temel, yıllar sonra kavuştuğu elden düşme Murat 124 arabasıyla yolculuk yaparken bir anda araba arıza yapar.
Yolun kenarına çeker. Motor kapağını açar, ne olduğunu anlamaya çalışırken bir Ferrari yanına yanaşır.
" Hemşerim, arabanın nesi var? İstersen senin arabayı benimkine bağlayalım, çekeyim seni ilk tamirciye kadar." der.

Çok sevinir Temel bu teklife. Hemen Murat'ı kalınca bir halatla Ferrari'nin arkasına bağlarlar.
Ferrari'nin sahibi genç uyarır, "Ben hız yapmayı çok severim. Eğer farkında olmadan aşırı hız yaparsam, sen sellektör yapar beni uyarırsın!"

Temel "Tamam!" der ve yola koyulurlar.
Bir sure sonra Ferrari gaza basmaya başlar, 60,80,100... derken Murat124 arkadan selektor yapar.
Ferrari durumu hatırlar ve yavaşlar, bir sure sonra Ferrari tekrar gaza basar,70, 80,100... Murat tekrar hatırlatır.
Ferrari yavaşlar.Yollarına böyle devam ederlerken bir Lamborghini Ferrari' ye yaklaşır ve ''Kapışalım mı?" der.
Ferrari yanıtlar,
-"Nesine?"
-Lamborghini
"340 km. otedeki benzinliğe ikinci varan,ilk varanın deposunu doldurur."
Ferrari kabul eder ve yarışa başlarlar.120, 140, 180, 220... Gaza basmaktadırlar.
O arada trafiği kontrol eden polis helikopterinde görevli polis Genel merkeze bilgi vermektedir:
"Komiserim, şehrin kuzeyindeki yolda trafik güvenliği tehdit altında!!! 3 araç yarış yapıyor.
Bir Ferrari ile bir Lamborghini saatte 300 km hızla yanyana gidiyorlar,
arkadan da bir Murat 124 onları geçmek için 10 dakkadır selektör yapıyor!".
 

YvzNazli

Moderator
Adamın biri, akıl hastanesinin önünden geçerken, arabanın lastiği patlamış.
Adam aracı yol kenarına çekip durdurmuş, bagajından stepne lastiği çıkarmış,patlayan lastiği sökmüş aksilik ya bijonlar logar kapağından aşağı gitmiş.
Adam başlamış kara kara düşünmeye.
Bu sırada akıl hastanesinin parmaklıklarına bir deli tırmanmış ve adama seslenmiş:
-Hişt, ne yapıyorsun orada?
-Lastik patladı birader, yenisini takacağım, ama hiç bijonum yok.
Deli gülerek demiş ki:
-O da dert mi? Öbür tekerleklerden birer bijon sök, tak; gideceğin yere kadar üçer bijonla gidersin.
Adam delinin dediklerini yapmış; sonuç mükemmel, deliye hayran olmuş:
-Bir de sizin için deli diyorlar birader, bak ne kadar akıllısın.
Deli yine gülmüş:
-Hemşerim, ben sadece deliyim, APTAL değilim!..
 

YvzNazli

Moderator
Kadının biri bir petshopa gider ve "bir papağan almak istiyorum" der.
Mehmet ismindeki petshop sahibi -"Hanımefendi elimde bir tane papağan kaldı fakat bu papağan çok küfürbaz almak istemezsiniz sanırım" der.
fakat bir papağan sahibi olmak isteyen kadın -" Hayır almak istiyorum" der ve papağını alır.
Evine geldiğinde bir bakar ki gerçekten papağan kadını her eve geldiğinde'hoşgeldin *rospu' diyerek karşılar.
Buna dayanamayan kadın papağanı alır ve petshopa geri götürür. Mehmet bey bu papağan gerçekten çok terbiyesiz.
Her eve geldiğimde beni hoşgeldin *rospu diyerek selamlıyor ve ben buna dayanamıyorum. Papağını geri getirdim ve paramı geri istiyorum.
Fakat o anda paraya ihtiyacı olan Mehmet bey "hanımefendi merak etmeyin birkaç gün bana bırakın ben terbiye edeyim daha sonra gelin alın" der...
Kadın inanmayarak da olsa "tamam" der ve gider. Mehmet papağanı alır ve bir çaydanlık su kaynatır.
Ne diyeceksin lan kadın eve geldiğinde diye sorar papağana -"Hoşgeldin *rospu diycem." der.
Bunun üstüne papağanın kafasını kaynar suyun içine sokar ve tekrar sorar.Papağan yine aynı yanıtı verir.
Bir olur , iki olur ve papağan işkenceye dayanamaz -"Hoşgeldiniz hanımefendi diycem" der.
Ertesi gün kadın gelir ve Mehmet bey kadına papağanı terbiye ettiğini söyler. Kadın bunu kontrol etmek istediğini söyler ve papağana sorular sormaya başlar.
Ben eve geldiğimde bana ne diyeceksin? -"Hoşgeldiniz hanımefendi" diyeceğim der papağan. Kadın çok şaşırır ama emin olmak için devam eder.
Peki yanımda bir kız arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin? -" Hoşgeldiniz hanımefendiler" diyeceğim peki yanımda bir erkek arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?
-"Hoşgeldiniz beyfendi" diycem. peki yanımda 2-3 erkek arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?
Papağan biraz duraksar ve cevap verir :
-"Oğlum Mehmet suyu kaynat bu karı harbi *rospu!!!"
 

toranaga

Moderator
Sen Pejoyu Biliyon Mu Fıkrası
Adamın biri, Pejo marka bi minibüs alır. Sonraki gün yolcu taşımaya çıkar. Minibüs tıklım tıklım, tutar kasabanın yolunu ve gittikçe hızlanır. Yolculardan biri:
–“Kaptan yavaş..bir yere çarpacaz!” der.
Şoför:
–“Sen Pejo’yu biliyon mu?” der.
Yolcu:
–“Hayır!” der.
Şoför:
–“O zaman susacan” der ve devam eder.
Minibüs hızlanmaya devam eder..
Bir yolcu daha seslenir:
–“Oğlum ben hastayım, biraz yavaş!”
Şoför yine sorar:
–“Sen Pejo’yu biliyon mu?”
Amca ne bilsin,
–“Hayır!” der.
–“O zaman susacan der” şoför..
Bu kez bir kadın seslenir:
–“Hamileyim! Lütfen biraz yavaş, çocuğumu düşürcem!”
Şoför yine sorar:
–“Sen Pejo’yu biliyon mu?”
Kadın:
–“Yok!” der.
Şoför yine aynı cevabı verir..
Arkadan kızgın bir ses tonuyla bir genç seslenir:
–“Yavaş git kardeşim, öldürcen bizi !!!”
Şoför yine sorar:
–“Sen Pejo’yu biliyon mu?”
Genç:
-“Biliyorum lan, ne olacak??” der.
Şoför:
-“O zaman çabuk söyle, bunun freni nerde?”
 

toranaga

Moderator

Sarışın kadının biri, Emniyet Müdürlüğünde işe giriş için sınava girmiş. Sınav görevlisi sormuş:
- 2 kere 2 kaç eder?
- Dört.
- Güzel... Peki Abraham Lincoln'ü kim öldürdü?
- Bilmem...
- O zaman bugün git, evde biraz düşün. Yarın tekrar geleceksin. O zaman cevap verirsin.
Sarışın sınavdan çıkmış, o sırada komşusu aramış:
- Ne oldu senin bu Emniyette iş durumu?
Sarışın kadın heyecanla cevaplamış:
- İşe alındım. Daha ilk günden bir cinayeti çözme görevi verdiler!..
 

Üst